MESGE


Jinekolojik Endoskopi Derneği (JED) ve Middle East Society for Gynecologic Endoscopy (MESGE) işbirliği ile 1.Uluslararası Ortadoğu Jinekolojik Endoskopi Kongresi ve 5.Ulusal Jinekolojik Endoskopi Kongresi, Antalya Belek'teki Susesi Hotel'de başladı.
Dört gün sürecek olan kongrenin ikinci gününde Dünya Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ceana Nezhad, Avrupa Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Rudi Campo, Ortadoğu Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Mohammed İbrahim ve Türkiye Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Fatih Şendağ basın toplantısı düzenledi.
Laparoskopik ameliyat yöntemiyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Fatih Şendağ, bu yöntemde hastanın karnının açılmadığı için kısa sürede günlük hayata dönebildiğini ve iş gücü kalitesinin arttığını bildirdi.

KADIN DOĞUM HASTALIKLARININ YÜZDE 10'U KAPALI YÖNTEMLE YAPILIYOR
Laparoskopik yöntemle çeşitli ameliyatların yapılabildiğini ifade eden Prof. Dr. Şendağ, son zamanlarda ameliyatlarda robotların da kullanılmaya başladığını kaydetti. Kadın doğum hastalıklarının sadece yüzde 10'unun kapalı yöntemle yapıldığını belirten Prof. Dr. Şendağ, "Bu iyi bir oran değil. Bunu artırmak istiyoruz. Bunun kozmetik sonuçları var. Kadınlar buna dikkat ediyor. Hastaneler artık kar güder hale geldiği için laparoskopiyi baltalıyor. Devletin bu konuda fiyatları yükseltmesi gerekir. Bazı ödemeleri yapmıyor. Başhekimler doktorları yönlendiriyor açık ameliyata. Maliyet yüksek olmasından dolayı laparoskopiden uzaklaştırıyorlar. Bu konuda düzenleme yapılmalı" ifadelerini kullandı.
Bu yöntemin geliştiği takdirde ilerleyen dönemlerde hastanın hastanede kalmasına ihtiyaç olmayacağını kaydeden Şendağ, ameliyat olunduğu gün hasta eve gönderilirse maliyetin de az olacağını söyledi. Prof. Dr. Şendağ, ABD'de kapalı yöntemle yapılan ameliyatların yüzde 30'larda olduğunu, Ortadoğu'nun daha geriden geldiğini, Avrupa'da ise yüzde 20 civarında olduğunu aktardı.

MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ TÜRKİYE'DE GELİŞTİ
Endoskopi ve laparoskopinin yaşam kalitesi ile eş anlamlı olduğunu vurgulayan Ortadoğu Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Mohammed İbrahim ise, açık yöntemli ameliyatta hastanın uzun süre hastanede kalması gerektiğini, ancak kapalı yöntemli ameliyatla küçük delikler aracılığıyla ameliyat yapıldığı için aynı gün ya da bir gün sonra hastaneden taburcu edildiğini söyledi. Minimal invaziv cerrahinin Türkiye ve Suudi Arabistan'da daha iyi geliştiğini ifade eden Prof. Dr. İbrahim, Yemen gibi ülkelerde durumun daha kötü olduğunu belirtti.

"LAPAROSKOPİ İÇİN HEKİMLERİN İYİ EĞİTİMLİ VE SERTİFİKALI OLMASI LAZIM"
Laparoskopinin, görmenin gücü anlamında ifade edilebildiğini söyleyen Avrupa Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Rudi Campo da, "Yepyeni bir yöntemdir. Hasta uyumunda tedaviye daha iyi olduğu anlamına gelir. Hekimler çok iyi eğitimli ve sertifikalı olmalı. Yeni bir program oluşturduk eğitim üzerine. Avrupa parlamentosunun onayından geçtikten sonra minimal invaziv cerrahi konusunda atılmış en büyük adımlardan bir tanesidir" dedi.
Geri ödeme konusuna da değinen Prof. Dr. Campo, "Avrupa'da her ülkenin farklı geri ödemeleri var. Bazı Avrupa ülkelerinde açık cerrahide kullanılmaması, ancak kapalı cerrahide kullanılması gereken aletler var. Bunların geri ödemesi yapılarak maliyet düşürülmesi amaçlanıyor" şeklinde konuştu.

"YAVAŞ YAVAŞ DOKUYU KESMEK YA DA YAKMAK EYLEMİNDEN VAZGEÇİYORUZ"
Minimal invaziv yöntemle hastanın daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme ile günlük hayata daha çabuk döndüğünü belirten Dünya Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ceana Nezhad, "Batın içine teleskopla bakınca daha iyi görüntü alınır. Daha iyi değerlendirme şansı vardır. Daha iyi gördükçe daha iyi tedavi ve daha iyi teşhis konulabilir. Yeni cihazların gelişmesiyle tüm evrelerinden geçtik. Bizler yavaş yavaş dokuyu kesmek ya da yakmak eyleminden vazgeçiyoruz" diye konuştu. - Antalya

25 Nisan 2013 16:17
haberler.com